Karapara Terimleri ve Anlamları | What is money laundering?

kara para

A

 

Abetting (in money laundering offence) Karapara aklama suçu- nun işlenmesinin teşvik edilmesi.

 

Abnormal Increase in the Bank Accounts Gerçek veya tüzel ki- şilerin banka hesaplarında normal olmayan biçimde gelişen ve şüp- heli bir işlem tipi olarak kabul edi- len dikkat çekici artışlar.

 

Abolition Ortaklık faaliyetlerinin, sözleşme şartlarına bağlı olarak veya kanunlarda belirtilen şartlar- dan birinin gerçekleşmesi halinde sona erdirilmesi.

 

Absconding Sanığın  kaçması veya saklanması.

 

Absence of Oversight Kurum ve kuruluşlarda, potansiyel karapara aklama veya yolsuzluk eylemle- rinin önlenmesine yönelik olarak alınması gereken tedbirlerdeki gö- zetim zafiyeti.

 

Absentee Bid Müzayede ortamın- da bulunmadan, fiyat teklifinin mü- zayede başlamadan önce iletmesi.

 

Absolute Auction Bkz. Auction without Reserve.

 

Absolute Liability Kasıt ile işle- nen suçun cezai sorumluluğu.

 

Absolute Ownership Devir, de- ğiştirme ve denetleme de dahil olmak üzere bir şey üzerinde ya- rarlanma ve elde tutma hakkı.

 

Abuse 1-Uyuşturucu maddenin bilimsel ve tıbbi amaçlar dışında

yasadışı kullanımı. 2- Kötüye kul- lanım.

 

Abusive Form of Trusts Kayyım kurumlarının kuruluş amacı dışın- da karapara aklama ve terörizmin finansmanı için kullanılması.

 

Abusive of Authority (or Power) Karar mekanizmasında bulunan kamu görevlilerinin, sahip olduğu kamu gücünü özel çıkar sağlamak için kullanmaları.

 

Acceptance (and Approval) Tas- dikle (ratification) aynı yasal so- nucu taşıyan ve buna göre bir ülkenin ilgili anlaşmaya tabi oldu- ğunun kabulü anlamına gelen hu- kuki araç.

 

Acceptance for Settlement Sü- recin öngördüğü testi geçen ve sistemin kural ve prosedürleri ge- reğince sonuçlanan mutabakatın kabulü.

 

Acceptance of Undue Advan- tage Kamu görevlisinin, görevini yapması veya yapmaktan kaçın- ması karşılığında yasal olmayan haksız bir menfaati kabul etmesi.

 

Accepting House Belirli bir ko- misyon karşılığında kambiyo se- netlerini kabul eden finansal ku- ruluş.

 

Acceptor Bir senedi imzalayarak vadesinde ödemeyi kabul eden kimse.

 

Access Sanal ortamda tutulan bil- gi veya hesaplara erişim imkanı.

 

Accession Tasdik gerektirmeyen anlaşmaların veya sözleşmelerin kabul edildiğine dair bulunan ve tasdikin yasal sonuçlarını taşıyan beyan. “Accession” genelde an- laşmalar yürürlüğe girdikten sonra gerçekleşir.

 

Accessory Kanun hükümlerinin ihlal edilmesinde suçluya yardım eden kişi.

 

Accommodation Paper Hatır se- nedi.

 

According – to – Rule (Bribery) Kamu görevlilerinin, yapmakla yü- kümlü oldukları görevlerini yerine getirmeleri karşılığında rüşvet al- ması.

 

Account 1- Bir finansal kuruluş nezdinde müşteri adına açılan her türlü hesap 2- Borçlu ve alacaklı kalemler arasındaki işlemlerin kay- dı.

 

Account Offences Mali suçları (karapara aklama, rüşvet verme, zimmete para geçirme veya  ver-  gi kaçırma vb.) işlemek, işlenmiş olan bu tür suçları gizlemek veya maskelemek için sahte veya ya- nıltıcı fatura ya da başka bir mu- hasebe belgesinin düzenlenmesi veya böyle bir ödemenin kayıtlar- da başka isim altında gösterilmesi.

 

Account Payee Ödemeyi yapacak olan bankaya, çek tutarının, sa- dece çekte adı yazılı olan şahsın hesabına geçirilmesi hususunu be- lirtmek için çekin üzerine yazılan ilave kelime.

 

Accountability Karar mekaniz- masında bulunan veya bulunanla- ra yardımcı konumda olan kamu

görevlilerinin, görevleri kapsamın- da yaptıkları eylemlerinden dolayı her an vermeye hazır bulunmaları gereken hesap verme sorumlulu- ğu.

 

Accumulation and Maintenance Trust Kurucusunun (Settlor) füru- sunun eğitim ve yetiştirilme ihti- yaçlarını karşılamak için kurulan kayyım kurumu.

 

Accusatorial System Mahkeme- lerde görüşülmekte olan dava ile ilgili gerçeklerin ortaya çıkarılması- na yönelik olarak savcı ile savun- ma arasındaki soru-cevap, diyalog ve tartışma biçiminde duruşma yapılmasına imkân veren ve haki- min duruşmanın seyrini yönlendiri- ci konumda bulunduğu muhakeme sistemi.

 

ACH Credit Fonun, göndericinin hesabından alıcının hesabına in- tikal etmesini sağlayan otomatik takas merkezi işlemi.

 

ACH Debit Fonun, alıcının hesa- bından göndericinin hesabına in- tikal etmesini sağlayan otomatik takas merkezi işlemi.

 

Achilles’heel Karapara aklama ile mücadelede zayıf noktayı ifade eden deyim. (Deyim, topuğundan vurularak mağlup edilen bir mitolo- ji kahramanına atfedilen efsaneye dayanır.)

 

Acquisition (of illicit proceeds) Suç gelirinin (karaparanın) iktisabı, elde edilmesi veya herhangi bir suretle tasarruf edilebilir olunması.

 

Acting on Behalf of the Custo- mer Finansal kuruluşlarda yapıla- cak işlemler ile ilgili olarak bir baş- kasının müşteri adına işlem (para yatırma, para çekme, hesap açma, havale vb.) gerçekleştirmesi.

 

Active Bribery Kamu görevlisine, görevi ile ilgili olarak bir işi yap- ması veya yapmaması karşılığında yasadışı olarak  haksız  herhangi bir menfaatin teklif edilmesi, vaat edilmesi veya verilmesi.

 

Actual Knowledge Karapara ak- lama suçunun, herhangi bir ilave tahkikata meydan vermeyecek de- recede açık yasa ihlali şeklinde işlendiğinin bilinmesi.

 

Actuary Sigorta şirketlerinin ista- tistiklere ve olasılıklara dayanan hesaplarını matematiksel olarak hesaplayan uzman. Aktüer.

 

ADAM (Arrestee Drug Abuse Monitoring) Kullanılan uyuşturucu madde türleri itibari ile yapılan har- camalar esas alınarak, uyuşturu- cudan elde edilen gelirlerin “talep yönlü” olarak ekonometrik bazda hesaplanması yöntemlerinden biri.

 

Addiction Bir psikoaktif maddenin kullanıcıyı sarhoş edecek ölçüde periyodik olarak sürekli kullanımı.

 

Addressing the Risk Genel ola- rak aklama ve terörün finansmanı ile mücadele kapsamında karşıla- bilecek risklerin önlenmesi, azal- tılması veya kontrol edilebilmesini sağlayan tedbirlerin uygulanması.

 

Adjuster Sigorta işleminde kayıp- ları hesaplamak ve sigorta sahi-

binin haklarını belirlemekle görevli kimse.

 

Administrative Type FIU Finansal kuruluşlar ve diğer yükümlülerin ilettiği şüpheli  işlem  bildirimlerini ve normal görülmeyen işlemlere dair ihbarları alan, analiz eden ve gerektiğinde sonuçlarını gereği ya- pılmak üzere ilgili birimlere (incele- me, soruşturma veya kovuşturma makamlarına) intikal ettiren idari düzeyde örgütlenmiş mali istihba- rat birimi.

 

Admissibility (of findings) Bul- guların delil olarak kabul edilmesi.

 

Admissible Evidence Yasal olan ve mahkemede davaya uygun ola- rak kullanılabilen delil.

 

Adoption Bir anlaşmanın, müza- keresi sonucunda ülke yetkili ma- kamları tarafından kabul edildiğine dair resmi beyan.

 

Adulteration Bir  madeni,  başka bir madde ile karıştırarak değerini düşürme.

 

Ad-Valorem Duties and Taxes Değer esasına göre hesaplanan vergi ve harçlar.

 

Adverse Possession Mülk üzerin- de belirli bir süre  ile  tesis  edilen ve bu sürenin dolması ile mülkiyet hakkı kazanılan zilyetlik.

 

Adverse Trustee İdaresi  altında- ki mal varlığından yarar sağlayan kayyım kurumu.

 

Advising Bank Kredi mektubu ve- ren bir bankanın muhabir bankası

 

olarak bu banka adına kredi şart- larını lehdara bildiren banka.

 

Affidavit Adli makamlara verilen yeminli ifade.

 

Affiliate Company Hisse çoğunlu- ğu bir başka şirketin mülkiyetinde olan ve ana şirkete veya aynı hol- dinge bağlı bulunan şirket.

 

A-FIU (Bundeskriminalamt) Avus- turya Mali İstihbarat Birimi.

 

Against – to – Rule (Bribery) Kamu görevlilerinin, yasal olarak yapıl- maması gereken bir işi yapmaları karşılığında rüşvet alması.

 

Agent 1) Genel anlamda bir kişi veya kuruluş adına üçüncü kişiler- le iş yapma veya mal alıp satma yetkisi bulunan ve bu yetkiyi veren kişi veya kuruluşu temsil eden kişi veya kuruluş. 2) Acentelik sözleş- mesi çerçevesinde, faaliyet gös- terdikleri alanda sermaye piyasası araçlarına ilişkin alım – satım emir- lerinin aracı kuruma iletilmesine ve gerçekleşen emirlerin tasfiyesine aracılık eden gerçek veya tüzel  kişi. 3) Para veya değer transferi hizmeti sağlayanın talimatı doğrul- tusunda, onun adına transfer hiz- meti veren her türlü gerçek veya tüzel kişi.

 

Agiotage Spekülasyon amacıyla döviz, hisse senedi veya tahvil alınması.

 

Agreement Genellikle ekonomik, kültürel bilimsel  ve  teknik  işbirli-  ği konularında iki devlet arasında imzalanan (ve her  zaman  tasdi-  ke tabi olma şartı aranmayabilen)

uluslararası anlaşma. Bu tür an- laşmalar genelde ikili (bilateral) veya sınırlı olarak ikiden fazla (multilateral) olarak düzenlenebilir.

 

Aiding (in money laundering of- fence) Karapara aklama suçunu işleyen faile yardım edilmesi.

 

Aircraft General Declaration Uluslararası Sivil Havacılık Sözleş- mesine göre düzenlenen ve hava- alanına varış ve ayrılışlarda hava taşıtı ekibi, yolculuk ve yolcularla ilgili bilgi veren doküman.

 

Aleatory Contract Sigortalıları şansa bağlı bir olaydan dolayı za- rara karşı koruyan sigorta sözleş- mesi.

 

Algorithm Bilgisayar dilinde bazı tür problemleri çözmek için verilen bir sayılar cümlesine belirli bir sıra izlenerek uygulanan kural. Algorit- ma.

 

Altcoin Bitcoinden farklı  algorit- ma yapısına sahip Bitcoin türevi alternatif sanal para birimi. Bkz. Bitcoin.

 

Alteration in Value of Money Milli veya yabancı paraların kıymetinin indirilerek değerinin değiştirilmesi.

 

Altered Card Üzerine işlenmiş ve kodlanmış orijinal bilginin dolandı- rıcılık amacıyla değiştirildiği kart.

 

Alternative Remittance Systems Fiziki nakit hareketi olmaksızın pa- ranın bir yerden dünyanın herhan- gi bir yerine intikalini sağlayan, ge- nellikle ulusal mali ve idari kontrol sisteminin dışında çalışan havale yöntemleri. Bkz. Hawala System, Chinese/ Asia Remittance System, Chit System, Chop System.

 

Amendments 1- Düzeltme ve değişiklikler, 2- Bir anlaşma veya sözleşme hükümlerinde yapılan ve bütün tarafları bağlayan resmi de- ğişiklikler.

 

AMLA (Anti Money Laundering Authority) Karapara Aklama ile Mücadele Birimi. Barbados Mali İstihbarat Birimi.

 

AMLC (Anti Money Laundering Council) Karapara Aklamayı Ön- leme Konseyi. Filipinler Mali İstih- barat Birimi.

 

AMLD (Anti Money Laundering Department) Karapara Aklamayla Mücadele Dairesi. Hırvatistan Mali İstihbarat Birimi.

 

AMLO (Anti-Money Laundering Office) Karapara Aklamayla Mü- cadele Dairesi. Tayland Mali İstih- barat Birimi.

 

AMLSCU (Anti-Money Launde- ring and Suspicious Cases Unit) Karapara aklama ve Şüpheli Du- rumlarla Mücadele Birimi. Birleşik Arap Emirlikleri Mali İstihbarat Bi- rimi.

 

AMLU (Anti-Money Laundering Unit) Karapara Aklama ile Müca- dele Birimi. Bahreyn Mali İstihba- rat Birimi.

 

Analysis 1- Karapara aklama ve terörün finansmanı ile ilgili risk değerlendirme sürecinin “analiz” aşaması. Belirlenen risklerin mahiyetini, kaynaklarını, gerçekleşme ihtimalini ve doğuracağı sonuçları bütüncül bir yaklaşımla kavramayı içeren bu aşamada, her bir riskin boyut ve ciddiyeti tespit edilir ve aklama ve terörün finansmanının faktörel nedenleri bulunmaya çalı- şılır. 2- Toplanan verilerin istatistik ve analitik yöntemlerle işlenmesi suretiyle nitelikli mali  istihbarat  elde etmeye  yönelik  çalışmalar. Bu kapsamdaki analiz; stratejik analiz, taktik analiz ve operasyo- nel analiz olarak sınıflandırılabilir. Bkz. 1- Risk Assessment, 2- Ope- rational Analysis, Strategic Analy- sis, Tactic Analysis.

 

Annual Prim Sigorta poliçelerinde bir yıllık kapsam karşılığında öde- nen prim.

 

Annuity Bir yatırımdan elde edilen sabit yıllık gelir.

 

Anonymiser Bitcoin işlemlerinin kaynağınının belirsiz ve kapalı ol- masını sağlayan araçlar.

 

Anonymising Tool Bkz. Anony- miser

 

Anonymity Finansal veya finansal olmayan kuruluşlarda müşteriler ve işleme taraf olanların kimliğinin bi- linmemesi.

 

Anonymous Accounts Sırdaş (mudinin kimliği tespit edilmeksizin açılan) hesaplar.

 

Anti Money Laundering and Co- unter Terrorist Financing (AML/ CFT) Karapara aklama ve terörün finansmanı ile mücadele veya ka- rapara aklama ve terörün finansmanını önleme sistemi. AML/CFT kapsamındaki tedbirler; a) yasal,b) finansal, c) operasyonel, d) uluslararası ilişkiler bağlamında sı- nıflandırılabilir. Yasal alandaki bu tedbirler; aklama ve terörün finans- manının suç sayılması, dondurma ve elkoyma gibi geçici tedbirler ile müsadere uygulamasını, finansal alandaki tedbirler; yükümlülükle- rin ve yükümlülerin belirlenmesi-  ni, operasyonel alandaki tedbirler; mali istihbarat birimi kurulmasını, inceleme,  denetim,   soruşturma  ve kovuşturma birimlerinin görev  ve yetkilerinin düzenlenmesini, uluslararası ilşikiler kapsamındaki tedbirler ise; idari ve adli alanda uluslararası bilgi değişimi ve yar- dımlaşmayı kapsamaktadır.

 

Anti Money Laundering Guidan- ce Notes for Insurance Super- visors and Insurance Entities Uluslararası Sigorta Denetçileri Birliği (IAIS) tarafından Ocak 2002 de yayımlanan Sigorta kuruluşları ve Sigorta Denetçileri için Kara- para Aklamayı Önleme Rehberi. Rehber; sigorta sektöründe çalı- şan kurumların, karapara aklamayı önlemek için çıkarılan yasal dü- zenlemelere uyumunu, müşterini tanı prensibinin gerektirdiği prose- dürlere sahip olmalarını, yasa uy- gulama birimleri ile işbirliği yapma- larını, karapara aklamaya karşı iç politika, prosedür ve eğitim prog- ramları geliştirmelerini öngören te- mel prensiplere yer vermiştir.

 

Anti Money Laundering Princip- les for Correspondent Banking Wolfsberg Group’un Kasım 2002 de yayınladığı “Muhabir Bankacılık için Karapara Aklamayı Önleme Prensipleri”. Prensipler; uluslarara- sı bankaların “shell” bankalarla iş ilişkisine girmemesini ve muhabir bankacılık ilişkisinde  bankaların risk esasına dayalı yaklaşımı be- nimsemelerini öngörmektedir. Bkz. Wolfsberg Group, Shell Banking Measures.

 

Anti Money Laundering Princip- les for Private Banking Wolf- sberg Group’un Mayıs 2002 de yayınladığı “Özel Bankacılık için Karapara Aklama ile Mücadele Prensipleri”. Prensipler 11 konuyu ihtiva etmektedir. Bunlar: 1-Müşteri kabulü, 2-Müşteri kabulünde özel dikkat, 3-Dosyaların güncellenme- si, 4- Şüpheli işlem uygulamaları, 5-İzleme, 6-Kontrol sorumluluğu, 7-Eğitim, yetiştirme, 8-Bilgilendir- me, 9-Kayıt tutma, 10- İstisnai durumlar, 11- Karapara aklamayı önleme sistemi kurulması.

 

APG (Asia Pacific Group)  Şu-  bat  1997  de  Bangkok  da  yapılan Asya Pasifik Karapara Aklama Sempozyumunda alınan karar ge- reğince karapara aklamaya karşı bölgesel mücadele amacıyla ku- rulan Asya Pasifik Grubu. FATF Benzeri Bölgesel Kuruluş (FSRB) kategorisindeki Grup, FATF’ın Kırk Tavsiyesindeki tedbirleri benimse- miş ve daha sonra faaliyet kap- samına terörizmin finansmanı ile mücadeleyi de dahil etmiştir. Sek- reteryası Sydney’de (Avustralya) bulunan ve 2006 yılında FATF’ın imtiyazlı üyesi olan APG nin üye- si olan ülkeler şunlardır: ABD, Afganistan, Avustralya, Bangla- deş, Bhutan, Brunei Darussalam, Burma, Kamboçya, Kanada, Çin, Cook Adaları,   Fiji,   Hong   Kong,Hindistan, Endonezya, G. Kore, Japonya, Laos, Macau, Malezya, Maldivler, Marshall Adaları, Moğo- listan, Nauru, Nepal, Yeni Zelan- da, Nieu, Pakistan, Palau, Papua Yeni Gine, Filipinler, Samoa, Sin- gapur, Solomon Adaları, Sri Lan- ka, Tayland, Tayvan, Timor Teste, Tonga, Vanuatu. Bkz. Associate Members, FATF Style Regional Bodies

 

Application Paper on Combating Money Laundering and Terrorist Financing Uluslararası Sigorta Denetçileri Birliği tarafından Ekim 2013 de yayımlanan Karapara Ak- lama ve Terörün Finansmanı ile Mücadele Uygulama Belgesi. Bel- gede; Risk bazlı yaklaşım, risk değerlendirmesi, müşterinin tanın- ması, yüksek risk taşıyan ilişkiler, şüpheli işlemlerin bildirilmesi, kayıt tutulması ve konuyla ilgili diğer hususlar açıklanmıştır.

 

APML (Administration for the Prevention of Money Launde- ring and Terrorism Financing) Karapara Aklama ve Terörizmin Finansmanını Önleme İdaresi. Montenegro Mali İstihbarat Birimi.

 

Apologetic Coğrafi olarak ayrı ve ekonomik yönden diğerlerine göre gelişmiş özellikte olan ve  banka  ve vergi gizliliği sağlayan bir “off- shore” merkez tipi.

 

Applicant Country Diğer ülkeden adli veya idari kapsamda yardım talep eden ülke.

 

Apportionment Aynı konudaki bir- den fazla sigortayı kapsayan du- rumda kayıpların sigortacılar ara- sında nispi olarak bölüşümü.

Appropriate Account Yöneticileri- nin hem sermayedar hem de ara-  cı olarak hareket ettikleri ve kendi adlarına menkul kıymet satın ala- rak piyasa fiyatı üzerinden devret- tikleri fon hesabı.

 

Approval Response Yetki talebi içeren bir işleme müteakiben veri- len olumlu cevap.

 

Apropriate Authorities Akreditas- yon kurumları ve öz düzenleyici kuruluşlar da dahil olmak üzere aklama ve terörün finansmanı ile mücadele kapsamında yer alan yetkili makamlar. Bkz. Self Regu- latory Body.

 

Arbitrage Fiyat farklarından ya- rarlanmak amacıyla para, kıymetli maden, tahvil ve hisse senedi alıp satma işlemi.

 

ARGO AB içinde sığınma, vize, göçmen ve sınır  konularında  ida- ri işbirliğini amaçlayan bir eylem programı.

 

Artificial Market Bir veya birden fazla seanslar boyunca herhangi  bir menkul kıymet için, önceki alım emrine göre daha yüksek fiyatlar- da alım emri veya daha düşük fiyatlarda satım emri verilerek ve söz konusu menkul kıymetin ger- çek piyasa değerini yansıtmaya- cak şekilde fiyat teşekkül ettirilerek oluşturulan suni piyasa.

 

Artificial Price Bkz. Artificial Mar- ket.

 

As is Satılan malın herhangi bir garantisinin olmaması.

 

Asia Remittance System Bkz. Chinese/Asia Remittance System.

 

Assessment 1- Yapılan bir çalış- manın veya belirli bir amaçla ih- das edilen bir sistemin yeterliliği bakımından  derecelendirilmesini ve puanlamasını gösteren  ölçme ve değerleme çalışması. 2- Ka- rapara aklama ve terörün finans- manı ile mücadelede karşılaşılan veya ortaya çıkan risklerin tespiti çerçevesinde yürütülen ölçme, de- ğerleme ve değerlendirme süreci. Bkz.2- Risk.

 

Assessor 1- Değerlendirici 2- FATF ülke değerlendirmelerinde görev alan ölçme değerleme uz- manı.

 

Asset 1- Aktif değer. 2- Kişi veya kurumların mülkiyet veya zilyedin- de bulunan ve parasal değeri olan varlıklar.

 

Asset Protection Trust Kurucu- nun (settlor) koyduğu mal varlığı- nı, bunda hakları olduğunu iddia edenlere karşı adli ve idari takip- ten korumak için özellikle bir off- shore merkezinde kurulan kayyım kurumu.

 

Asset Recovery Yasadışı yollarla elde edilmiş olan fonların; takibi, dondurulması ve el konulmasını mütakiben orijin (mağdur) ülkeye iadesi.

 

Asset Sharing İki ülke arasında yapılan ikili anlaşmalar gereğince bir ülkede, ele geçirilen ve müsa- dere edilen malın paylaşılması.

Asset Stripping Finansal durumu olumsuz olan bir şirketin düşük bedel üzerinden satın alınıp ak- tiflerinin kalemler itibariyle yüksek kârla satılarak tasfiye edilmesi.

 

Assignee Kendisine hak ve menfaatlerin temlik senedi ile devredildiği kimse.

 

Assignment Hak, alacak ve menfaatlerin resmi olarak başkasına devri. Temlik.

 

Assignor Hak  ve  menfaatlerini  bir temlik senedi ile başkasına devreden kimse.

 

Assisting            (to            money Laundering) Karapara aklama fiilinin gerçekleştirilmesine yardım edilmesi.

 

Associate NPO’lar Uluslararası kâr amacı gütmeyen kuruluşların yurtdışı şubeleri. Bkz. Non Profit Organization (NPO).

 

Associate Members FATF Genel Kurulundaki kapalı oturuma katılma izni bulunan 9 FATF benzeri kuruluş. Bunlar: 1-Asia/Pacific Group on Money Laundering (APG), 2-Caribbean Financial Action Task Force (CFATF), 3-Eurasian Group on Combating Money Laundering and Financing of  Terrorism  (EAG),  4-Eastern and Southern Africa Anti-Money Laundering  Group   (ESAAMLG), 5- Council of  Europe  Committee  of Experts on the Evaluation of Anti-Money Laundering Measures and the Financing of Terrorism (MONEYVAL), 6- Financial Action Task Force on Money Laundering

 

in South America (GAFISUD), 7-Inter Governmental Action Group against Money Laundering in West Africa (GIABA), 8-  Middle  East and North Africa Financial Action Task Force (MENAFATF) 9-The Task Force on Money Laundering in Central Africa (GABAC))

 

Assured Payment  System Ödeme talimatına yönelik mutabakatın, üçüncü bir tarafın (bir banka veya takas odasının) geri alınamaz ve şartsız taahhüdü ile tamamlanmasını öngören garantili ödeme sistemi.

 

Asylum Bir devlet tarafından kendi toprakları üzerinde mültecilere sağlanan sığınma imkanı.

 

Asymmetric Cryptosystem Çift anahtar sağlayan “algorithm” serileri. Bkz. Algorithm.

 

Asymmetries in Cooperation Ortak bir konuda işbirliğinde bulunan ve bulunmayan ülke veya kurumların ilgili çalışma ortamında birlikte yer alması.

 

ATA Carnet Bkz. Carnet.

 

ATA Convention 1961 de Gümrük İşbirliği Konseyi tarafından kabul edilen, malların geçici kabulü için Ata Carnet hakkındaki Gümrük Sözleşmesi. Bkz. Carnet.

 

ATM (Automated  Teller  Machine) Finansal kuruluşların müştemilatında veya başka yerde de bulunabilen, müşterilerin para yatırıp çekebilmesini ve havale yapabilmesini sağlayan, bilgisayar kontrollü olan ve bankanın merkezi

bilgisayarına bağlı bulunan terminal.

 

ATM Card Para yatırmak, nakit çekmek, hesaptan transfer yapmak ve benzeri fonksiyonları yerine ge- tirmek için bir ATM de kullanılan kart. Bkz. ATM.

 

Auction Potansiyel alıcılarla sa- tıcıların bir araya gelerek, teklif edilen en yüksek fiyat üzerinden mal satışı yapılmasını sağlayan yöntem.

 

Auction with Reserve Satıcının teklifleri kabul etme veya reddet- me hakkının olduğu açık artırma usulü.

 

Auction without Reserve Açık artırmada malın verilen en yüksek teklif üzerinden satılması.

 

Auctioneer Açık artırma ile mal satılmasına aracılık eden ve yar- dımcı olan ruhsatlı mezatçı.

 

Audit Bir kurumun belirli bir dö- nem için hesaplarının ve mali du- rumunun gerçek ve doğru olarak gösterilip gösterilmediğini kontrol etmek için yapılan denetim.

 

Audit Function Finansal kuruluş- ların karapara aklama ve terörün finansmanın önlenmesi kapsamın- da geliştirdikleri programların de- netimi.

 

Audit Trail Bir sistemde vuku bu- lan veya varit olan olayların sıralı kaydı.

 

Auditability Bir sistemin yapısı, fonksiyonu ve kontrol mekanizması konusunda yeterli bilgi elde etme ve sistemde “kim”, “ne”, “nasıl” ve “ne zaman” sorularına sağlıklı ce- vap alabilme özelliği.

 

Audital Trail Bir sistemde gerçek- leşen olayların bir sıra dahilindeki kayıtları.

 

AUSTRAC (Australian Transac- tion Report & Analysis Centre) Avustralya İşlem Bildirim ve Analiz Merkezi. Avustralya Mali İstihbarat Birimi.

 

Authentication 1Anlaşma veya sözleşmelerin, taraf bir ülkenin sonradan üzerinde tek taraflı deği- şiklik yapamayacağı şekilde kesin- lik kazanması. 2- İşleme konu me- sajın gerçek ve güvenilir olduğuna dair teyit. 3Sisteme bağlanan ka- tılımcının kimliğini teyit etmek ve işlem sürecindeki mesajın değişti- rilmediğine dair onay vermek için kullanılan yöntem.

 

Authorization   POS   işlemlerin- de kartı veren finansal kuruluşun (bankanın), bilgisayar sistemi va- sıtasıyla kartı kullanan kişinin kul- lanmaya yetkili olup olmadığını, ödemenin karşılığının bulunup bu- lunmadığını, kartın bloke edilecek kartlara dahil olup olmadığını ve kartın sahte olup olmadığını kont- rol ederek teyidini alması.

 

Authorization Certificate Yetkili kurum tarafından aracı kuruluşlara verilen ve icra edecekleri sermaye piyasası faaliyetini gösteren yetki belgesi.

 

Authorized Institutions İlgili mev- zuat çerçevesinde dövize ilişkin işlemler yapmasına izin verilen ve kıymetli maden, taş veya  eşyala- ra ilişkin işlemler de yapabilen ve anonim şirket biçiminde kurulan yetkili müesseseler.

 

Automated Clearing House Bir- birine bilgisayar network ağı ile bağlı finansal kuruluşlar arasında gerçekleştirilen ödeme  talimatları ile ilgili takas ve hesap kapatma sisteminin gerçekleştirildiği merkez.

 

Awareness on the Money Laun- dering Issues Karapara aklama olayları ve karapara aklama ile mücadele konusunda kamu kesi- minin bilinçlendirilmesi.

 

AWF (Analytical Work File) Europol’un üye ülkenin tek  başı-  na çözemediği bir konuda kişisel verileri içeren istihbaratı toplamak, analiz etmek ve iletmek için kul- landığı analiz çalışma dosyası. Bu kapsamda şüpheli mali işlemler arasındaki uluslararası  bağlantı- ları tespit etmek amacıyla “AWF Sustrans” adıyla bir kayıt sistemi oluşturulmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: